MASUMİYET Hakkında…

Standard

by Christian Schloe

by Christian Schloe

 

Sezen Aksu ‘fado’ gibi, insanın kılcal damarlarını ince ince sızlatan bir şarkı yapmıştır Murathan Mungan’ın şiirinden; ESKİDEN Çook Eskiden…

‘Eskiden’ sözcüğünün geçtiği tüm şiirlerde bir geçmişe dönüş arzusu olur. Ama bu sözlerin daha derinine inildiğinde asıl özlem duyulanın geçmiş değil, masumiyet olduğunu fark ediyor insan.

Bu şiir içimizdeki küçücük bir odada bacaklarını göğsüne çekmiş oturan o terk edilmiş çocuğa ağlıyor.

”İçimizde”, çünkü o çocuk ‘dış dünya’ dediğimiz alanda yeri olmayan bir varlık…

”Dudağımızın Üzerindeki Süt İzi” gibi davranıyoruz masumiyetimize; toplum içine çıkmadan önce komik görünmemek için siliyoruz.

Çünkü biz masumiyetimizi hayat içerisinde anlamlı ve yararlı kılmayı bilemiyoruz. Bu yüzden de onu sandıklara kapatıp, üstüne kilitler vurup, günü tabiri caizse ”Sokak İnsanı” kimliğimizle yaşıyoruz.  Sonra da bazı akşamlar, eskileri yad etmek için masumiyetimizi masaya oturtup, onunla iki tek atıyor, omzunda ağlıyoruz…

Ve herkese ”ASLINDA İYİ BİR İNSAN” olduğumuzdan bahsediyoruz…

Continue reading

KİBİR Hakkında…

Standard

by Andre Kohn

by Andre Kohn

Sorsanız kimse varlığını kabul etmez… Ama insan’ın en büyük zaafı KİBİR’dir 🙂

Hatta pek çoğumuzun canına okuyan ”değersizlik kaygısı” dahi kibirin öz kardeşidir…

Gözle görünen kibrin altında bastırılmış değersizlik korkusu, gözle görünen değersizlik korkusunun altında ise çarpıtılmış ve abartılı bir önemsenme ihtiyacı yani yine kibir yatar. Continue reading